Yüzyıllarca birçok kişi tarafından merak edilmiş gizemli ülke Tibet, coğrafyası nedeniyle 1900 lere kadar saflığını korumuş ve çok az kültürün etkisinde kalmıştır.

İklimi ve fiziki yapısının sertliği, edebiyat ve felsefesinde yerini katışıksız bir saflığa bırakırken insana ait en derin değerlerin şiirsel anlatımı, okuyanı Tibet’in zirveleri kadar derinden etkileyecektir.

Doğu Felsefesinin yalın ve dolaysız anlatımının en iyi örneklerinden olan eser Teozofi Cemiyeti’nin kurucusu gizemli kişilik Helena Petrovna Blavatsky tarafından günümüze kazandırılmıştır.

Blavatsky geleneksel bilgeliğe adanmış yorulmak bilmez yaşamında hemen hemen tüm Dünya’yı dolaşmış ve Tibet’e kadar gitmiştir. Kelimenin tam anlamıyla, bu eserin yazarı olmasa da, onu yüz yirmi yıl önce çevirerek insanlığa tanıtan ilk kişi olmuştur.

Sadeliğinin altındaki dogrudan ve gerçekçi üslubuyla dikkat çeken eserin en çarpıcı bölümlerinden biri, kendi iç macerasında yol alan adaya yol boyunca karşılaşacağı üç odadan bahsettiği bölümdür:

“Şayet adlarını öğrenmek istiyorsan, dinle ve hatırla. Birinci Odanın adı CEHALET’tir.Bu , doğduğun, içinde yaşadığın ve öleceğin odadır. İkinci Odanın adı ise ÖĞRENME’dir. Ruhun burada hayatın çiçeklerini bulacaktır, ama her çiçeğin altında bir yılan çöreklenmiştir. Üçüncü Odanın adı BİLGELİK’tir. Onun ötesinde Her şeyi Bilme Pınarı AKSHARA’nın bozulmaz kıyısız suları bulunur ”

Hakikatin peşinde olan filozof adaylarının kaçırmaması gereken bu kitap, sadece doğu felsefesine ilgi duyan okuyucuların değil, kendi iç hayatının yollarında yürüyecek olan tüm yolcuların vazgeçilmezi olacaktır.

Kitabı Yeni Yüksektepe Kültür Derneğinin 23 şubesinden temin edebilirsiniz. Yeni Yüksektepe Kültür derneği hakkında daha ayrıntılı bilgi için www.aktiffelsefe.org