Emily Dickinson (1830-1886): Modern şiirin öncülerinden sayılan Amerikalı kadın şair. Kendi ifadesiyle 'kimseyi utandırmayacak kadar sert ve sade' bir hayat sürmüştür. 1862'de tümüyle eve kapanmış, en yakın arkadaşlarıyla bile ölünceye değin bir daha hiç görüşmemiştir. Kapandığı odasında kendisini yazmaya vermiştir. Yaşadığı süre içinde bin yedi yüz yetmiş beş şiir yazmış, fakat bunlardan sadece yedi şiirini yayımlayabilmiştir. Emily Dickinson’ın ölümünden kısa bir süre sonra, kız kardeşi Lavinia ablasının odasında kilitli bir çekmecenin içinde, titizlikle düzenlenmiş yüzlerce şiir bulmuştur. Şiirleri ölümünden dört yıl sonra (1890) üç kitap halinde yayınlanmıştır.
Emily Dickinson ilk şiirlerini yazmaya başladığında, neredeyse hiçbir eğitim almamıştı. Henüz Shakespeare'i ve klasik mitolojiyi bilmiyordu. İlk başlarda daha çok Elizabeth Browning ve Bronte Kızkardeşler gibi kadın yazarlarla ilgileniyordu. Bu arada, Ralph Waldo Emerson'ı, Thoreau'yu ve Hawthorne'u da tanıyordu. Geleneksel anlamda dinle bağlantılı birisi olmasa da, İncil'i inceledi ve pek çok şiirinde dinsel formlar kullandı.
Dickinson, şiirde eş anlamlılığı ve yarım uyağı savunurdu. Çoğu tek bir imgeye ya da simgeye dayalı olan kısa şiirler de yazmıştır. Hayattaki küçük, önemsiz ayrıntıları, büyük ve evrensel bir şiire dönüştürdü. Şiirde geleneksel kuralların dışına çıkarak, yeni biçimler ve koşuk teknikleri denedi. Tanrı, din, ölüm, ölümsüzlük ve sevdayı konu alan Dickinson Amerikan İç Savaşı sırasında dostlarını yitir¬menin acısıyla son derece duyarlı, içe dönük ve gerilim yüklü şiirler yazdı. Bazılarına göre de Yunan şairi Sappho'nun dışında hiçbir kadın onun kadar güzel şiir yazmamıştır. Şiirini okudukça dünyadan el etek çekmiş birinin metafizik sıçramalarını görmek mümkündür. O yalnızca Amerika’nın değil modern dünya şiirinin de en dikkat çekici şairlerinden biridir.

Hiç çalılık görmedim ben

Emily Dickinson

Hiç çalılık görmedim ben,
Hiç görmedim denizi;
Yine de bilirim çalının neye benzediğini,
Ve dalganın nasıl olması gerektiğini.

Tanrıyla hiç konuşmadım ben,
Hiç görmedim cenneti;
Yine de eminim yerinden,
Haritası verilmiş gibi.