Derviş Alim derki koyman hayını
    Herkes beğenmiştir kendi huyunu
    Dibi delik kaba hakkın suyunu
    Taşıyıp yorulma dolduramazsın

 


  
   19. Yüzyıl Bektaşi ozanlarındandır. İki şiirinde 1856-1860 tarihlerini veriyor. Şiirlerinden Orta Anadolulu, daha çok Sivas köylüsü olduğu seziliyor. Oldukça güçlü bir sanatçıdır. Yeniçeriliğin kaldırılışından sonra Anadolu ve Rumeli'deki tekkelerin kapatılmasından duyduğu üzüntü üzerine yazdığı nefesten, yeniden kuruluş ve kurtuluş için Şah'ın yollarını gözlediği anlaşılıyor. Bir şiirinden Hacı Bektaş Veli evlatlarından, çağdaşı Feyzullah Çelebiyi mürşit tanıdığı anlaşılıyor. Onu çok sevdiği belli.

   Gerçek kimliği, doğum-ölüm tarihleri bilinmeyen Derviş Ali'nin, on dokuzuncu yüzyılın son yarısına değin yaşamış bir Alevi ozanı olduğu biliniyor. Ancak, yine de yaşamı hakkında ayrıntılı ve toplu bir şey bilinmemektedir. 1897'de yazmış olduğu iki şiirinden zamanını çıkarabiliyoruz.

   Son dönemlerde düzenlenmiş yazma dergilerde, bir çok şiirine rastlanıyor. Sosyal ve kişisel eleştirilerle dolu, öğütsel kurallar içeren koşma tarzında yazdığı şiirler yanında, din dışı doğa güzelliklerini yansıtan şiirleri de vardır.

   Coşkulu sade bir söyleyişi var. İnançlarını ve sevgisini basite düşmeden yalın bir dille söylemiştir. Çağına göre daha duru bir dil kullanır. Şiirleri kitap halinde yayınlanmamıştır.



Eserlerinden bazıları:

1
Yeri göğü arşı kürsü yaradan 
Men Ali'den başka Tanrı görmedim 
Yaradub kulunun kısmetin veren 
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Bin bir ismi vardır bir ismi Allah 
Eğer inanmazsan hem vallah billah 
Ademi görmüşüm elhamdülillah 
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Cennet-i alanın altundur taşı
Her ne görür isen hikmettir işi 
Yüz yiğirmi dört bin nebiler başı 
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Ali gibi er gelmedi cihane
Ana da buldular dürlü bahane
Yedi kez uğradım ulu divane 
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Derviş Ali'm bu ikrara beli dir 
Dilim söyler ama kendim delidir 
Allah bir Muhammed Tanrı Ali'dir 
Men Ali'den başka Tann görmedim